|
| DUA DİLİMİZDEN DÜŞÜYOR MU? |
Herkes bilinçli bilinçsiz duaya sığınır Dua, Yüce Yaratıcı’ya bağlılık noktasında bütün kültürlerde vardır. Günlük hayatta hiç ummadığınız kişilerin arabaya besmele ile bindiğine çok defa şahit olmuşsunuzdur. İşte bu, fıtratın dirilişi ve harekete geçişidir. Her insanda aslında ulvi varlığa bağlanma ve sığınma ihtiyacı söz konusudur. Cenazelerde ve bazı zor durumlarda insanların belli belirsiz dualar okuduğunu fark edersiniz.
Çünkü dua, kul olmanın ve inancın en temel unsurlarındandır. Bir ibadet ve davranış biçimi olarak dua, insan hayatında önemli bir yere sahiptir. İnsanlar arzu ettikleri ve ihtiyaç olarak gördükleri pek çok şeyi, şu ya da bu şekilde inandıkları yüce Varlık’tan isterler. Ancak, dua ve diğer ibadet anlarında, özellikle de namaz kılma sırasında, kişilerin mümkün olduğu ölçüde günlük hayattan ve dünya işlerinden uzaklaşması gerekmektedir. Bu günlük hayattan uzaklaşma, ruhun özlediği manevi âlemle buluşma olarak değerlendirilmelidir. Bu ulviliğe erişen insanların hayatları daha bir anlam kazanmaktadır.
Dürüst ve samimi dua
Duaların kabul olunması için dürüst, müslümanca bir hayat ve samimiyet gerekir. Bunu şu ayet-i kerimeden anlıyoruz; “Allah buyurdu ki: Dualarınız kabul edildi. Dürüst olmaya devam edin, doğru ve istikamet üzere olun ve sakın bilmezlerin yoluna tabi olmayın” (Yûnus, 10/89). Demek ki duaların kabul edilmesi, dürüstlük ve istikamet üzere olmakla yakından alakalıdır. Ayrıca cahillerin sözlerine de aldanmamak gerekmektedir.
“Duâ müminin silahı, dinin de direğidir.” Peygamber efendimiz, “Allah-ü Teâlâya günah işlemeyen dil ile duâ edin!” buyurunca, böyle bir dilin nasıl bulunacağı soruldu. Bunun üzerine “Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir” buyurdu.
Duâ şartlarına uygun yapılmalıdır. Duanın kabul olması için temel olarak iki şey gerekir. 1-Duâ ihlas ile yapmalıdır. 2-Yediği ve giydiği helalden olmalıdır. Dua ihtiyacı gideren, saâdete kavuşturan kapının anahtarıdır. Bu anahtarın dişleri, helâl lokmadır.
İnsan nankördür. Çoğu defa ihtiyaç halinde dua eder, sonra unutur gider. “İnsana bir sıkıntı dokunduğu vakit, gerek yan yatarken gerek otururken, gerek dikilirken, Bize dua eder durur; kendisinden sıkıntısını gideriverdik mi sanki kendisine dokunan o sıkıntı için Bize yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o müsriflere yaptıkları işler, böylece güzel gösterilmektedir.” (Yûnus, 12). İnsan olabilmek vefa üzere yaşamakla mümkündür. Vefanın en büyüğüne de Rabbimiz layık değil midir? Dualarımız neden kabul olmuyor? İbrahim b. Edhem, Basra çarşısında gezerken şöyle bir soruya muhatap olmuş: “Ey Ebu İshak! Allah, Kur'an'da ‘Bana dua edin, dualarınızı kabul edeyim’ buyuruyor. Biz dua ediyoruz; ama Allah dualarımıza karşılık vermiyor.” Bunun üzerine İbrahim b. Edhem (ks) şöyle buyurmuş: “Çünkü sizin kalplerinizi on şey öldürmüş: Allah'ı biliyorsunuz; ama O'nun hakkını vermiyorsunuz, eda etmiyorsunuz. Kur'an'ı okuyorsunuz; ama onunla amel etmiyorsunuz. Allah Resulünü sevdiğinizi iddia ediyorsunuz; ama O’nun sünnetini terk ediyorsunuz. Şeytanın, düşmanınız olduğunu iddia ediyorsunuz, sonra da ona uygun hareket ediyorsunuz. Cennete istekli olduğunuzu ifade ediyorsunuz, onun için çalışmıyorsunuz. Cehennemden korktuğunuzu söylüyorsunuz, ondan kaçmıyorsunuz. Ölümün hak olduğunu söylüyor; fakat onun için hazırlık yapmıyorsunuz. İnsanların ayıplarıyla uğraşıp kendi ayıplarınızı unutuyorsunuz. Allah'ın nimetlerini yiyor; fakat şükrünü eda etmiyorsunuz.”
İnsanı Rabbi katında değerli kılan duasıdır. “(Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?” (Furkan, 77).
Dikkat! Dua dilimizden düşüyor
Günümüz müslümanı hayatında duaya nasıl bir yer veriyor? Dualar içtenlikle mi yapılıyor? Yoksa namaz sonraları bile duayı ihmal mi ediyoruz? Dualar gafletle mi yapılıyor, yoksa bilinçle mi? Bunun toplumda, ailede, iş yerinde ne gibi yansımaları oluyor. Bugün en büyük derdimiz gaflet, dolayısıyla dualarımız da bir formaliteden öte geçemiyor.
Bir yandan nefsimizin dilediği gibi yaşıyoruz, Allah’ın istediği gibi değil; öbür taraftan gafletle dua edip tesir etmesini, isteğimizin kabul olmasını bekliyoruz. Allah bizim kuralımıza göre iş yapmıyor, kendi kuralına göre iş yapıyor. O halde O’nun kurallarına göre kulluk ve dua etmemiz gerekiyor. Bazı insanların arabaya binerken besmele çekmesi, maşallah demesi, gibi sadece alışkanlık, kültür ve folklorik bir yaklaşım duanın tesirini yok ediyor. Özellikle bazı çevreler, bu tür şeyleri folklorik, kültürel bir alışkanlık haline getirmek için gayret gösteriyor. Yani bazıları bilinçli olarak toplum mühendisliği yapıyor, Müslümanların inancını sarsmaya çalışıyor.
Tabi bu durum inancı zayıf veya şüpheli kesimlerde daha yaygın, yani bazıları dini, bir tür hurafeler yığını gibi göstermeye çalışıyorlar. İçteki inanma ihtiyacını, samimi ve içten olmayan duayla tatmin etmeye çalışmak, insanı hakiki huzura götürmez.
Gerçi bazı dindar olmaya çalışan insanlar duayı ve besmeleyi hatırlamazken; diğer bazılarının besmeleyi ihmal etmemesi de fıtratın uyanışı ve kişinin sığınma ihtiyacının da bir göstergesi olabilir.
Buluşma ve ayrılma anlarında söylenen selam ve dua merkezli ifadelerin yerini, yabancı ve sahte ifadelerin alması ayrı bir toplumsal hastalık. ‘Allah’a ısmarladık’, ‘Allah’a emanet ol’ gibi duaların yerine; ‘bay bay’, ‘bye’ veya ‘güle güle’ vs. gibi bizim dilimiz, dinimiz ve kültürümüzde karşılığı olmayan veya sonradan sokulan deyimler, doğru (sahih) örften uzaklaşmanın ve yozlaşmanın boyutlarını göstermektedir. Evet, hedef anlaşılıyor, dilimizi yozlaştırıp, dini ölçüleri günlük hayattan silmek…
Oysa hiçbir kelime ve hareket, boş ve anlamsız olarak yapılmamaktadır. Mesela; sabah karşılaştığınız bir kimseye ‘günaydın’ dediğinizde, sadece dünyevi anlamda bir iyi niyet dileğinde bulunmuş olursunuz, fakat hiçbir şey sizin dilemenizle olmadığı için bu söz boş ve yersiz bir dilekten öteye geçmez; ama ‘hayırlı sabahlar’ dediğinizde, o kişi için Allah’tan hayır dilemiş, dua etmiş olursunuz. Ve her şeye sözü geçen, yapan, yaratan Allah olduğu için sizin duanızın bir karşılığı ve manası vardır.
Biz bir ayeti kerime ile sohbetimizi neticelendirelim. “Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme” (Kehf, 28).
Bunları yapabilirsek, özlediğimiz verimli toplumsal huzura kavuşabiliriz. Allah katında dualarımızla değerli olabilmek temennisiyle… |
22:22 - 9/10/2007 -
Dualarımızın makbul ve hayrılı olması duasıyla..
Alalh dualarınızı kalbimziden ve hayırlı olarak yaptıklarımızı kabul etsin.RAbbim dua edebilmeyi nasip etsin..Amin...
soruisareti - 2008-01-05 11:58:12 - 2008-01-05 11:58:12
HAYIRLI BAYRAMLAR
• Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, Kurbanlık hayvanların sesleri, bir telaş bir koşturmaca. Köprü hep kalabalık, bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... Kısa bir süre için hayatı durdurun. Mutlu bayramlar... Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. Kurban Bayramınız hayırlara vesile olsun. (EZOLINA)
EZOLINA - 2007-12-20 23:52:10 - 2007-12-20 23:52:10
Merhaba
28 Ekim pazar günü İstanbul-Beylikdüzü'nde düzenlenecek olan kitap fuarındaki imza gününe hepinizi bekliyorum.
Görüşmek dileği ile...
Handan Gökçek
HandanGokcek2 - 2007-10-11 01:46:41 - 2007-10-11 01:46:41
Selam..
Sevgili Canım Yeğenim...
Bayramı bayram yapan :
Neşe, sevinç ve SURUR GÜNLERİDİR. Bu sevinçli günde Ailece Sizlerin Ramazan Bayramını KUTLARIM
SEVGİYLE KALIN..DUAYLA KALIN...
fuadyusufoglu - 2007-10-10 20:14:37 - 2007-10-10 20:14:37
|
Tanım
hayat güzeldir
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Son Yazılar
- DÜNYA HAYATI
- Kur'an Lisani ile Konuşan Kadın
- dua
- DUA DİLİMİZDEN DÜŞÜYOR MU?
- Seccadenin Feryadı
- Nasa'nin cozemedigi fotoya Islam aleminden yanit..
- Dua âyetleri
- Besmelenin fazileti
- Hakikat Damlaları
- Bayramınız hayırlı olsun
|